peri22xe8

Bir varmış, bir yokmuş

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde derken, neden bir varmış bir yokmuş aklıma takılı verdi.

peri22xe8

Varken nasıl yok olmuş? Var olan bir şey nasıl yok olurmuş? Yok olursa ne olur nereye gidermiş?

Aldı mı beni sorular? Aldı… Sorular çoğaldı, çoğaldı ve beni kucakladı bir tüy gibi kaldırıverdi havalara. Hava deyince, hava mı hafif, tüy mü hafif? Tüy havalarda uçuştuğuna göre demek ki tüy hafif. Havalara kalkınca ne mi oldu? Havalı havalı dolaşmaya başladım. Bir o yana, bir o yana, havamdan geçilmiyor, geçilmeyince herkes takıldı ve geçemedi bu o taraftan bu tarafa. Şimdi ne olacak? Kaldım mı bu tarafta tek başıma? Kaldım. Var olan herkes yok oldu mu? Oldu. Demek ki bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde… İçinde mi? Neden kalbur saman içinde? Bu işte bir terslik var, kalbur değil, saman kalbur içinde olsaydı, olsaydı elerdik usul, usul. Samanları un ufak ederdik, tozlarını gökyüzüne saçar, yerine yıldızları alırdık.  Aldığımız tüm yıldızları kalburun içine koyardık, elerdik usul usul dünyanın üzerine, dünyanın her yerinde, güzel yürekli insanlara bir parça yıldız tozu düşsün, düşen herkes sevgisine sahip çıksın ve daha güzel bir dünya için nefes alsın. Aldığı her nefesi birileriyle sevgiyle paylaşsın, sevgi büyüsün büyüsün ve tüm silahları kocaman bir puf deyip yok etsin. Silahlar yok olurken bir şey oluverdi, eline silah almış herkesin eline, gümüş kanatlı bir kuş konuverdi. Kuş pırıl pırıl yıldız gibi parlıyor, o parlaklığı gören herkesin gözünü kamaştırıyor. Ne güzel bir dünya sevgiyle, parlak, sevgiyle ışıl ışıl.

Bir varmış, bir yokmuş… Yıldız tozu dokunmuş her insan hep varmış, hep varmış, var oldukça çoğalmış, çoğaldıkça paylaşmış…

Sevgiyle…

 

#blogfırtınası   Gün 1. Yazınıza “Bir varmış, bir yokmuş” ile başlayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir