Satranç Oynar Mısınız?

Bu hafta sonu yıllar önce okuduğum iki kitabı tekrar okudum. Yine bir solukta okudum. Elimden bırakamadım. Bu ara hep bir tekrar yapma isteğindeyim. Kitaplardan birisi Stefan Zweig’in Satranç isimli romanı.

Çok üretken bir yazar. Pek çok eseri var.

satranc-zweig

Satranç; çok etkileyici bir kitap.

Bu kitabı okurken satranç oyununa saygım kat kat arttı, bir daha satranç oynayamam hissini yarattı bende.

Karakterler çarpıcı. Neden peki, geçtiği dönem ve karakterler bugün hayatımızda yoklar, etkileri neden bu kadar yoğun?

Cevap bir tane değil. Satranç oynarken aklınıza hiç gelmeyecek bir yaşamda kalma savaşının parçası. Karakterler farklı konum ve farklı kültürden biri satranç ile var olmuş, diğer hayatta kalmış.

Yaşam tarzımıza güçlü bir gönderme var.”Oyun boyunca bir şahı kenara sıkıştırmak ne kadar anlamsız.”

Satranç’ın tanımını yapıyor yazarımız: “Hem çok eski hem de yepyeni, düzeneği hem mekanik hem hayal gücüne bağlı, hem sabit geometrik bir alanla sınırlı hem de bileşenleri sınırsız, hem sürekli gelişen hem de kısır, hiçbir şeye götürmeyen bir düşünme, hiçbir şeyi hesaplamayan bir matematik, yapıtları olmayan bir sanat, maddesi olmayan bir mimari, bununla birlikte varlığıyla bütün kitap ve yapıtlardan daha dayanıklı olduğu su götürmez, bütün halklara ve bütün zamanlara ait tek oyun.”

“Yeryüzünde hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar baskı yapamaz” 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir