25thMar

Zorba, Nikos Kazancakis

Varoluşun ve hayatın anlamını sorgulatan felsefi bir roman Zorba.

Aleksi Zorba, Nikos Kazancakis’in “ruhumda iz bırakan dört kişiden biri” dediği kişidir ve bu kitapta Kazancakis onun ilham veren hayat ve yaşam biçimini ele alır.

Hayatını yıllarca kağıt ve mürekkep içinde geçirmiş Yunan asıllı bir İngiliz entelektüel olan bir yazar çok sevdiği bir dostundan ayrılırken ona söylediği “Ne zamana kadar kağıt yiyip, mürekkep yalayacaksın?” sözüyle adını koyamadığı yaşamındaki o büyük boşluğun farkına varır. Artık talihsizliğinin kaynağını bulmuştur ve değiştirmek için Girit’e doğru yola çıkar. Orada bir linyit ocağı kiralar. Basit insanlar, işçiler ve köylüler ile birlikte yaşamak onun insanlardan uzak hayatı için bir dönüm noktası olacaktır ama asıl dönüşümü  yolun başında tanıştığı ve onunla birlikte Girit’e gelen yaşlı bilge Zorba ile olur.

Zorba’nın yaşam felsefesini ikili diyaloglarda öğreniyoruz.

Bu konuşmalar fikir çatışmalarını, sorgulamaları, cevapsız kalan soruları, isyanı, kabullenişi, pişmanlığı, yanılgıları içeriyor. Okuyucuya yaşamla ilgili pek çok soruya yanıt niteliğinde olan bu konuşmalar, içinde bulunduğumuz duruma dışarıdan bakmayı da sağlıyor.

Zorba’nın yaşam felsefesi basittir. 

Çalışmak, yemek içmek ve kadınlar… bunlar dışında hayatı ciddiye almaz. Kendine inanmak dışından, hiçbir inancı yoktur. Kendine de sözü geçtiği, yalnız onu bildiği için inanır. Özgürlüğünden feragat etmez. Ona göre özgürlük an’da yaşamaktır. Anın önemini idrak eden bir insan, yaşamın değerinin bilincindedir.

“Artık dünküleri hatırlamaktan, yarınkileri istemekten vazgeçtim; şimdi şu anda ne oluyor, o ilgilendiriyor beni.”

Yenilgileri umursamaz.

Yaşamanın bir cesaret işi olduğunu ve zaferin tadına varabilmek için başarısızlığı da deneyimlemek  gerektiğini savunur. Hayatın kendisi sorundur. İnsan sorunlardan kaçmak yerine, kavgaya karışmalıdır.

Vatan düşüncesine karşıdır Zorba. Bu düşüncenin insanı vahşileştirip, acımasız yaptığına inanır.

Zorba bir çapkındır.

Hayatta en değer verdiği canlı kadındır. Zıtlıkların buluştuğu bir karakter olan Zorba, en çok kadınlar söz konusu olduğunda belli bir duruş sergileyemez. Bir yandan kadın onun için kutsaldır, diğer yandan ondan korkacak kadar şeytan!

“Özgür ruh” Zorba’nın hayata bakışında, yaşama felsefesindeki basitlik, deneyim üzerine kurulu, safça ve korkusuzca uyum onu adeta ölümsüzleştiriyor. Hayatın frenini boşaltmış, sadece yaşıyor. Ayrıca bize çok önemli bir şeyi hatırlatıyor; din, milliyet, ırk, cinsiyet gibi tüm evrensel tanımlamalardan insanı çıkarıp, insanı sadece insan olarak görebilmeyi ve kabul etmeyi… Çünkü özgür birey, özgür yaşam tüm sınırlamaların ötesinde yer bulur.

Kağıt faresi de olsak, kitap kurdu da hayatı nasıl yaşayacağımız bize bağlı. Bunun için yeterince özgür müyüz? Bu bağlı olduğumuz ipin ne kadar kısa ya da uzun olduğuyla ilintili. İpi koparmak için de Zorba’nın dediği gibi biraz delilik gerek. Kitapta en çok etkilendiğim cümle de buydu;

“En büyük delilik, bir deliliğe sahip olmamaktır.”

Yazar Hakkında: Nikos Kazancakis 20.yy Yunan Edebiyatı’nın en önemli yazar ve düşünürlerinden biridir. 1883 yılında, o yıllarda Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı olan Girit’te dünyaya gelir. Eserlerinde Türk, Müslüman ve Osmanlı kavramlarını kullandığı görülür. Önceleri milliyetçi bir anlayış içinde bulunan Kazancakis sonradan bir Lenin hayranına dönüşerek, bir daha milliyetçi fikirlerine geri dönmemiştir. 20.yy’ın en önemli filozoflarından Henri Bergson ile felsefe çalışması ve hayatını bir gezgin olarak geçirmesi eserlerinde önemli izler bırakmıştır.

Kazancakis bir düşünce adamı olarak Nietzsche ve Budizm’in etkisi altında kalmış. Bu eserinde bütün değerleri; ahlakı, dini inançları, milliyetçiliği, düzeni, otoriteyi reddeden bir görüşü ortaya koyar. Ona göre özgürlüğün temelinde korkudan ve inançtan arındırılmış bir bünye vardır. Özgür bireyi Zorba vasıtasıyla şekillendirir. Zorba’nın toplum kurallarına aykırı davranışları, inanç ile birlikte gelen sınırlamalardan uzak, çevrenin düşüncelerinden takılmadan yaşaması ile insanın temel yanılgılarını ortaya koyar.

Zorba kitabı yazarın bir nevi iç hesaplaşmasıdır.

Yaşadığı dönemde çokça tartışılan, yanlış bilinen, az sevilen Kazancakis kitabın önsözünde samimiyetle şöyle der; “Bu ihtiyarla çok geç karşılaşmıştım ve hala içimde kalan, kurtulabilecek şeyler çok azdı.” Bu cümlelerden de anlıyoruz ki hayatında değiştirmek istediği, belki de yanlış tanınmasına sebep olan şeyler vardı. Kitaptaki yazar karakteri ile bu çerçevede özdeşleşmektedir.

Nikos Kazancakis 1957 yılında hayatını kaybeder. Aforoz edildiği için Ortodoks kilisesi tarafından mezarlığa gömülmesine izin verilmediği için Girit’i çevreleyen Kandiye’deki Venedik surlarının altına gömülür. Mezar taşında şu cümle yazmaktadır;

“Hiçbir şey ummuyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum, özgürüm.”

Kitap ile Sohbet – Büyükçekmece, 1.sezon

Kitap: Zorba

Yazar: Nikos Kazancakis

Çevirmen: Ahmet Angın

Yayınevi: Can Yayınları

Baskı Yılı: 1.basım 1982

Sayfa sayısı: 348

Ülke: Yunanistan

Tür: Roman

Yorum bırak