Yüzbaşının Kızı, Aleksandr Sergeeviç Puşkin,

Yüzbaşının Kızı, modern Rus edebiyatının kurucu figürlerinden Puşkin’in belgesel gerçekçilik konusundaki mahareti ile kişisel öykülere açılan hayal gücü zenginliğini benzersiz bir şekilde birleştiren, eşine az rastlanır bir tarihsel roman. Pyotr Grinyov, 17 yaşına geldiğinde, emekli bir asker olan babasının ısrarıyla askerliğini yapmak için Orenburg’a gönderilir. Burada Yüzbaşı Mironov’un kızı Maşa’ya âşık olur. Maşa ile Pyotr

Ermiş, Halil Cibran

Yıllar boyu kendisine yurt olan kentten ayrılırken, Ermiş’ten geride bıraktığı halka hitap etmesi istenir. Kent halkı ona aşk, evlilik, suç, ölüm, güzellik ve daha pek çok konuda sorular yöneltir. Aldıkları karşılık, hoşgörü ve sevginin biçimlendirdiği bir insan yaşamı üzerine hazine değerindeki öğütlerdir. Haklıyla haksızın, suçluyla suçsuzun, dimdik ayakta duranla düşmüşün aslında aynı insan olduğu bir

Son 11, Ferhat Uludere

Tüm umutlarını kaybetmiş bir futbol takımı, soyunma odasında son kez bir araya gelir. Büyük beklentiler, yıkılan hayaller ve bir kadehin dibinde son bulan yaşamlar uğursuz bir sis misali takımın oyuncularının etrafını sarmıştır. Teknik Direktör Puşkaş Sami bir yandan oyuncularını sahaya çıkarmak için cesaretlendirmeye çalışırken bir yandan da bugüne kadar yaptıklarının hesabını vermeye zorlar kendini… “Taraftar

Tatlı Rüyalar, Alper Canıgüz

Türk bir anne ile Fransız bir babadan olma Hector Berlioz -kendisi Türkiye’de yaşayan bir Fransız Türk’üdür- sıradan bir pazar sabahı kahvaltı ederken bir ilan okur ve “hayatı değişir”… “Hayatımı satıyorum! 25 yaşında, iyi eğitimli, iki yabancı dil bilen sağlıklı genç, geri kalanını temin edebilmek amacıyla hayatının bir bölümünü satıyor. İlgilenenler aşağıdaki telefon numarasına başvurarak randevu

Doğu’dan Uzakta, Amin Maalouf

Lübnan asıllı Fransız yazar Amin Maalouf, Doğu’dan Uzakta romanında, kendisi gibi Lübnan iç savaşı sonrası ülkesini terk ederek Fransa’ya yerleşen roman kahramanı Adam üzerinden, ülkesi ve kendi ile yüzleşiyor diyebiliriz. Fransa’ya yerleştikten sonra başarılı bir akademisyen tarihçi olan Adam, savaştan otuz yıl sonra, ülkeyi terk etmeyen dostlarından biri olan Murad’ın ölüm döşeğinde olduğunu öğrenerek ülkesini

Cehenneme Övgü, Gündüz Vassaf

Bazı eleştirmenlerin “şeytanın avukatı” sıfatını yakıştırdıkları Gündüz Vassaf’ın, bu kitabı, çimizde büyütüp yaşattığımız küçük ‘totaliter dünyalar’ımızı afişe ediyor, daha doğrusu ‘yüzümüze vuruyor’. Totalitarizmin -anne karnındaki bebeğin beslenmesi gibi- bireyle toplumu bağlayan göbek bağıyla semirdiğini, hayata ilişkin algılarımızı ve kimi dayatılan kimisini de gönüllü olarak kabul ettiğimiz kavramları irdeleyerek gösteriyor. ”Yeryüzünde yaşayabileceğimiz bir sürü yer olduğu

Dönüşüm, Franz Kafka

Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı öyküsü, bir sabah uyandığında kendini bir böceğe dönüşmüş olarak bulan genç Gregor Samsa’nın hazin hikayesi. Kafka”nın 1915 yılında yayımlanan “Dönüşüm” adlı kitabı, yazarın en ünlü eseridir. Küçük burjuva çevrelerindeki tiksindirici aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen anlatı, aynı zamanda genelde toplumun kalıplaşmış, işlevini çoktan yitirmiş akışına bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin

Lisbon’a Gece Treni, Pascal Mercier

‘Lizbon’a Gece Treni’ barındırdığı tema zenginliğiyle şaşırtıcı bir roman. Dille, tarihle, aşkla, duygularla; kısaca dünyaya atılmış bireyin içinde bulunduğu durumla sorgulayıcı bir hesaplaşma… Antik diller öğretmeni Raimund Gregorius lisede ders sırasında ansızın sınıftan çıkar, duyduğu Portekizce bir kelimenin büyüsüne kapılarak yaşadığı şehri, düzenli hayatını terk edip hakkında hiçbir şey bilmediği gizemli bir Portekizlinin, doktor ve

Aylak Adam, Yusuf Atılgan

Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ı, yayınlandığı günden bu yana edebiyatımızın en sevilen, üzerinde en çok tartışılan romanlarından biri oldu. Roman, 60’lı yılların başında bizimle birlikte tüm dünyada da konuşulmaya başlanan kentli aylak aydın bireyi konu alıyordu. Bugün artık çağdaş klasiklerimiz arasında yer alan Aylak Adam’ın dikkat çektiği entelektüel sorunlar güncelliğini koruyor. “İnsanları yalan söyledikleri zaman dinlemeyi severim. Olmak

Sur ve Gölge, Mehmet Z.Saçlıoğlu

Mehmet Zaman Saçlıoğlu Sur ve Gölge’de üç uzun öykü ile karşılıyor bizi: Esere adını veren ‘Sur ve Gölge’, ‘Bir Başka Işık’ ve ‘Yüzün Tamamlayıcısı.’ Bu öykülerin her biri önemli isimlere ithaf edilmiş. ‘Sur ve Gölge’ Nurse Duruel’e; ‘Bir Başka Işık’ Semih Gemalmaz, Atila Ergür ve Türkel Minibaş’a; ‘Yüzün Tamamlayıcısı’ ise Sadık Aslankara’ya armağan biçiminde kaleme