Dünyadan Aşağıya, Gaye Boralıoğlu

Kıpırtılar, yanılgılar, yalanlar. Haliç’te olmayan dalgalar. Tek tek düşen harfler. Döke saça, döne döne dağılan Hilmi Aydın. İnsan dediğin… Yaralı bir hayvandır zaten. Dünyadan Aşağı, babalar ve oğulları, sesleri ve susuşları, riyakârlığı, şimdiyi ve geçmişi, parantezin içini anlatıyor. Kaç yalan bir cehennem eder? Gaye Boralıoğlu, su gibi akan berrak bir dille, seneler sonra dahi konuşulacak

Tarihi Kırıntılar, Barış Bıçakçı

Bir kaybın peşinde bir aile ve ailenin oğlu, Can… Can’ın peşinde şiir ve şiirin peşinde Can. Şiirle hayat arasındaki en kısa mesafe, nedir, nerededir? “An”dan şiir çıkaran emekle, şairanelik arasındaki mesafe? “Dış dünya” kıyıp geçirirken, poetikalar nasıl konuşur, bizimle ve birbirleriyle? Yoksa “bunlar”, beyhude mi? Barış Bıçakçı’dan şiir kadar yalın, hayat kadar karmaşık; şiir kadar

Durmadan Leyla, Aslı Tohumcu

Durmadan Leyla, yarım kafiyeli, hafif terbiyesiz ve kırık bir fars. İsmi lazım değil bir dişinin seyrü sefer zamanları. Sarmaş salaş uyuyan ve uyanan kahkaha. Aslı Tohumcu, yol üstündeki erkek sürülerini, ahlâkın hımhımlarını tuhaf bir rüyayı anlatır gibi anlatıyor. “Dişi’nin coğrafyasında ‘hayır’ın hayır demek olduğunu anlamamakta ısrar eden erkekler saymakla bitmez.” “Tanga da giyerim, paçalı don

Gerçek Hayat, Oylum Yılmaz

Zaman içini çekti sanki. Ve kendinden daha fazlasını dışına çıkardı. Çukurcuma büyüdü genişledi, sokakları sokaklara bağlandı, sokaklara bakan evlerin kapılarından pencerelerinden yüzlerce, binlerce kadınsı hayalet semte, oradan bütün bir şehre yayıldı. Tek bir cümle mırıltı halinde şehrin üzerini kaplamıştı, “Davamız ilmi, siyasi, edebidir.” Gerçek Hayat, içi içine sığmayan aşkın, karaltının içindeki umudun yeni sesli romanı…

Yüzbaşının Kızı, Aleksandr Sergeeviç Puşkin,

Yüzbaşının Kızı, modern Rus edebiyatının kurucu figürlerinden Puşkin’in belgesel gerçekçilik konusundaki mahareti ile kişisel öykülere açılan hayal gücü zenginliğini benzersiz bir şekilde birleştiren, eşine az rastlanır bir tarihsel roman. Pyotr Grinyov, 17 yaşına geldiğinde, emekli bir asker olan babasının ısrarıyla askerliğini yapmak için Orenburg’a gönderilir. Burada Yüzbaşı Mironov’un kızı Maşa’ya âşık olur. Maşa ile Pyotr

Tatlı Rüyalar, Alper Canıgüz

Türk bir anne ile Fransız bir babadan olma Hector Berlioz -kendisi Türkiye’de yaşayan bir Fransız Türk’üdür- sıradan bir pazar sabahı kahvaltı ederken bir ilan okur ve “hayatı değişir”… “Hayatımı satıyorum! 25 yaşında, iyi eğitimli, iki yabancı dil bilen sağlıklı genç, geri kalanını temin edebilmek amacıyla hayatının bir bölümünü satıyor. İlgilenenler aşağıdaki telefon numarasına başvurarak randevu

Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar

İhsan Oktay Anar’ın yayımlanan ilk kitabı, Puslu Kıtalar Atlası, 17. Yüzyıl İstanbul’unda geçen “fantastik” bir hikayeyi konu alır. Romanın merkezine, gerçek dünyada gezebilecek, maceralar yaşayabilecek kadar cesur olmayan, içtiği uyku şurubuyla uzun rüyalar gören ve bu rüyaları konu aldığı bir atlas hazırlayan Uzun İhsan Efendi ve oğlu Bünyamin yerleştirilmiştir. Bünyamin ve babasının yaşadıklarını anlatan romanda