Tante Rosa, Sevgi Soysal

                  Tante Rosa, çocukluğu Birinci Dünya Savaşı Almanya’sında geçmiş, Rosa adlı bir kadının hayat hikâyeciklerini içerir. Tante Rosa, daha çocukken içinde barındırdığı sıra dışı hayalleriyle okuyucusuna bambaşka bir dünyaya sahip olduğunu duyumsatır. İlk yayımlandığında “yerli” olmamakla eleştirilen Tante Rosa, Sevgi Soysal’ın, sinemaya da uyarlanan en özgün eseridir.

Son Ada, Zülfü Livaneli

Son Ada, Zülfü Livaneli‘nin yazdığı alegorik (sözcüklerle resim yapma) bir romanıdır. 2008 yılında yayımlanan roman, 2009 yılı Orhan Kemal Roman Armağanı‘nı kazandı. Tahsin Yücel başkanlığındaki Seçici Kurul, “toplumsal sorunlara gerçekçi yaklaşımını fantastik bir anlatımla yansıtmadaki başarısı nedeniyle” romanı bu ödüle değer gördüğünü açıkladı. Son Ada’nın adsız anlatıcısı, adını kendisinin koyduğu bu yeri “son sığınak, son

Sufle, Aslı Perker

Bir tarif, İstanbul’dan Ferda’yı, New York’tan Lilia’yı, Paris’ten Marc’ı ve aslında dünyanın hemen her yerindeki insanları ortak paydada birleştiriyor. Bu üç kişi de kendilerini “dünyanın en mutsuz insanı” olarak görmekte ve büyük sorunlarla baş etmekteyken, evlerinin mutfakları onlar için terapi merkezine dönüşüyor. Çünkü hayata tutunmak için bir hedefleri var artık: Mutlu olmak… Peki kıvamı, zamanlaması,

Okurun Gözünden: Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu, Italo Calvino

Şimdi arkana yaslan. Seni 20. yüzyılın en önemli yazarlarından biri sayılan Küba doğumlu (1923) İtalyan asıllı, yaşadığı dönemden ve kendi hayatından çokça etkilenmiş ve bunu bir çok eserine yansıtmış, yazarlığının yanı sıra editörlük, gazetecilik de yapmış Italo Calvino ile tanıştıracağım. Hani bu hayatta bazı şeyleri çok istersin ama bir bahaneyle sürekli ertelersin. Hissedersin belki de,

Okurun Gözünden: Bir Yazar Füruzan

Füruzan, ‘Edebiyatımızda bir olaydır.’ * ‘Hiç sekiz yaşında bir kız babasız kalır mı?’ Kalmıştır gece gündüz babasız sonra geceleri de anasız, yalnız sekiz yaşında bir kız hayatın uzunluğunu öğrenmiştir baba yokluğuyla gecenin uzunluğunu da annesinden öğrenir. ** Yasemin Sungur’ la Kitap ile Sohbet’ in 11. yılında ilk yazar ile sohbeti, Türk Edebiyatı’nın en değerli yazarlarından Füruzan’la gerçekleştirildi.

Okurun Gözünden: Edebiyat Eserlerinde Çeviri Sorunu

Bugünlerde Dostoyevski’nin bir kitabını okuyorum. Öncelikle belirtmeliyim ki, bahsedeceğim konuların yayınevi ve çevirmeni işaret etmemesi için kitabın ismini baştan paylaşmıyorum. Kitabı okurken ilk yirmi sayfasında anlatım diline alışmak için biraz zorlandığımı söylemeliyim. Belki günün yoğunluğuna bağlı olarak adapte olamadığımı düşünerek kitabı bir iki gün rafa kaldırdım ve araya başka bir okuma aldım. Onca farklı yazım

Yaz(ı) Kampı var

Yaz(ı) Kampımız Haziran ve Eylül ayında Gümüşlük Akademisi, Bodrum’da. 25 Haziran  – 1 Temmuz  ve 15 – 21 Eylül tarihlerinde, 7 gün, 6 gece olarak bu çok özel yerde Yasemin Sungur liderliğinde gerçekleşecek.  Hayat; Edebiyat, Sohbet, Yazı Atölyesi “Buluşalım, söyleşelim, paylaşalım. Lâkin söz uçuyor bilirsiniz; yazı kalıyor bâki. O halde dedik sohbetin yanına yazı ekleyelim.”

Okurun Gözünden: Bir Üstkurmaca Örneği Olarak Clarice Lispector’dan Yıldızın Saati

İnsan neden yazar sorusunun yanıtları saymakla bitmez. Ancak genelde herkesin hemfikir olduğu “Meselesi olan yazar” ya da “Her yazarın bir meselesi vardır” genel geçer bir görüş olarak kabul görürse de Clarice Lispector, Yıldızın Saati‘nin önsözünde şöyle belirtmiş: “Yalnızca kendi olmaya dayanamadığından hepiniz olan ben, varlığımı sürdürmek için ötekilere ihtiyaç duyuyorum, bütün aptallığımla, bütün çarpıklığımla, o