Cehenneme Övgü, Gündüz Vassaf

Bazı eleştirmenlerin “şeytanın avukatı” sıfatını yakıştırdıkları Gündüz Vassaf’ın, bu kitabı, çimizde büyütüp yaşattığımız küçük ‘totaliter dünyalar’ımızı afişe ediyor, daha doğrusu ‘yüzümüze vuruyor’. Totalitarizmin -anne karnındaki bebeğin beslenmesi gibi- bireyle toplumu bağlayan göbek bağıyla semirdiğini, hayata ilişkin algılarımızı ve kimi dayatılan kimisini de gönüllü olarak kabul ettiğimiz kavramları irdeleyerek gösteriyor. ”Yeryüzünde yaşayabileceğimiz bir sürü yer olduğu

Dönüşüm, Franz Kafka

Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı öyküsü, bir sabah uyandığında kendini bir böceğe dönüşmüş olarak bulan genç Gregor Samsa’nın hazin hikayesi. Kafka”nın 1915 yılında yayımlanan “Dönüşüm” adlı kitabı, yazarın en ünlü eseridir. Küçük burjuva çevrelerindeki tiksindirici aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen anlatı, aynı zamanda genelde toplumun kalıplaşmış, işlevini çoktan yitirmiş akışına bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin

Isadora Duncan, Maurice Lever

MODERN DANSA DAMGASINI VURAN BİR KADIN 20. yüzyılın başında yaşamış ve bu yüzyıla damgasını vurmuş dansçı Isadora Duncan’ın yaşamöyküsünü Maurice Lever çarpıcı üslubuyla anlatıyor. Bir roman tadında okunan kitap, sıradışı bir yaşamın bütün iniş çıkışlarını, bütün dönemeçlerini gözler önüne seriyor. Okurların ellerinden düşüremeyecekleri Isadora Duncan: Dansın Tanrıçası, “Ertesi gün onu klasik dans akademisine yazdırdılar. Dehşet

Kaplumbağa Terbiyecisi, Emre Caner

Tablo bittiğinde Osman Hamdi başyapıtına baktığını hemen anladı. Sonuçtan hayli memnundu. Ama resmi görenler tabloda ne anlatıldığını anlamakta zorlanmışlardı. Birbirlerine kaplumbağa terbiyecisi diye eski bir mesleğin olup olmadığını soruyorlardı. En okumuş yazmışlar bile böyle bir meslekten söz edildiğini hiç duymamışlardı. Nerede çalışırlardı bu adamlar? Sirklerde mi? Yoksa saray bahçesinde mi? Kimse bilmiyordu. Osman Hamdi de

Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar

İhsan Oktay Anar’ın yayımlanan ilk kitabı, Puslu Kıtalar Atlası, 17. Yüzyıl İstanbul’unda geçen “fantastik” bir hikayeyi konu alır. Romanın merkezine, gerçek dünyada gezebilecek, maceralar yaşayabilecek kadar cesur olmayan, içtiği uyku şurubuyla uzun rüyalar gören ve bu rüyaları konu aldığı bir atlas hazırlayan Uzun İhsan Efendi ve oğlu Bünyamin yerleştirilmiştir. Bünyamin ve babasının yaşadıklarını anlatan romanda

Felsefenin Tesellisi, Alain De Botton

Alain de Botton, Felsefenin Tesellisi’nde günlük yaşamın bize en çok acı veren sorunları için rahatlıkla felsefeye başvurabileceğimizi kanıtlıyor, bütün zamanların en büyük düşünürlerini seçip, bu dahilerin yazdıkları arasında günlük yaşama ilişkin bilgece yaklaşımları bir araya getiriyor. Felsefe ile edebiyat aynı potada erirken ortaya şaşırtıcı derecede espirili, ama aynı zamanda rahatlatıcı bir yapıt çıkıyor. Kitabı altı bölüme

Düğüne, John Berger

  Müzik kanına karışıyor Ninon’un, lenfositlerin, NK’lerin, Beta 2’lerin sayılarına baş kaldırarak. Müzik Gino için dizlerimde, diyor vücudu, müzik kürek kemiklerimin altında, kalça kemiğimin arasında… Gino için müzik, parmaklarımın küçük kemiklerinde, pankreasımda ve beni öldürecek olan virüsümde, yapamayacağım her siktirik şeyde ve gözlerimin sorduğu karşılıksız sorularda senin müziğinle birlikte çalınan müzik var Gino. Müzik duruyor,

Lisbon’a Gece Treni, Pascal Mercier

‘Lizbon’a Gece Treni’ barındırdığı tema zenginliğiyle şaşırtıcı bir roman. Dille, tarihle, aşkla, duygularla; kısaca dünyaya atılmış bireyin içinde bulunduğu durumla sorgulayıcı bir hesaplaşma… Antik diller öğretmeni Raimund Gregorius lisede ders sırasında ansızın sınıftan çıkar, duyduğu Portekizce bir kelimenin büyüsüne kapılarak yaşadığı şehri, düzenli hayatını terk edip hakkında hiçbir şey bilmediği gizemli bir Portekizlinin, doktor ve

Kariyerim Gelecek, Yasemin Sungur

Bireysel gelişim, kariyer ve iletişim alanında çalışan eğitmen ve koç Yasemin Sungur, eğitim ve iş hayatı boyunca edindiği deneyimlerini, insanların gelecek ve kariyer hayallerini, hedeflerini başarı ve mutluluk için gerçeğe dönüştürmenin yollarını ele alıyor ve kolay anlaşılır bir şekilde paylaşıyor. Öğrenciler, öğretmenler, ebeveynler ve kariyerinin başında ya da istemedikleri bir yerlerinde herkes için harekete geçiren

Aylak Adam, Yusuf Atılgan

Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ı, yayınlandığı günden bu yana edebiyatımızın en sevilen, üzerinde en çok tartışılan romanlarından biri oldu. Roman, 60’lı yılların başında bizimle birlikte tüm dünyada da konuşulmaya başlanan kentli aylak aydın bireyi konu alıyordu. Bugün artık çağdaş klasiklerimiz arasında yer alan Aylak Adam’ın dikkat çektiği entelektüel sorunlar güncelliğini koruyor. “İnsanları yalan söyledikleri zaman dinlemeyi severim. Olmak